Tarihteki İlk Bilgisayar Programcısı: Ada Lovelace

Tarihteki İlk Bilgisayar Programcısı: Ada Lovelace

Augusta Ada King ya da bilinen adıyla Ada Lovelace. Yanlış duymadınız, kendisi gerçekten de tarihteki ilk bilgisayar programcısı! Haydi, bize ilkleri getiren onlarca kadınımızdan biri olan Ada Lovelace’i tanıyalım!

Ada King, Lovelace Kontesi, 1840

Ada Lovelace, 10 Aralık 1815’te, soğuk bir Londra gününde dünyaya gelmiştir. Birçok kişi bilmese de babası, romantizm akımının ünlü şairi Lord Byron’dur. Babası Ada doğduktan kısa bir süre sonra annesinden ayrılmıştır. Sekiz sene sonra da vefat etmiştir. Annesi babasına olan kızgınlığından ötürü kızını kocasında gördüğü olumsuz davranışlardan uzak tutabilmek için onun mantığa dayalı bir eğitim almasını istemiştir. Ada’nın matematikle erken yaşta tanışması da böyle olmuştur.

19. yüzyılın ünlü bilim insanlarından William Frend, William King, Mary Somerville ve Augustus De Morgan’dan aldığı eğitimler onun kendini geliştirmesinde büyük bir rol oynamıştır. Ama onun hayatının gidişatını değiştiren olay, Cambridge Üniversitesi’nde matematik profesörlüğü yapan Charles Babbage ile tanışmasıdır.

Babbage ondaki çözümleme yeteneğinden etkilenmiş, hatta onun hakkında “Eğer mümkünse bu dünyayı, dünyanın dertlerini ve birçok şarlatanını unutun. Sayıların büyücü kadını dışında her şey kısa bu dünyada.’’ sözlerini dile getirmiştir.

1835 yılında William King ile evlendiğinde günümüzde bilinen soyadıyla ‘Lovalace Kontesi’ ünvanını almıştır. Bu evliliğinden üç çocuk sahibi olan Ada Lovelace, evliliğin ya da çocuk sahibi olmanın kariyerinin önüne geçmesine izin vermemiş, matematik üzerine yaptığı çalışmalara ara vermeden devam etmiştir.

Charles Babbage öğrencisinin Fransızca’dan tercüme ettiği, bir hesaplama metodundan bahseden makaleden çok etkilenmiş ve ondan makaleye şahsi notlarını da eklemesini istemiştir. Lovelace’in notları makalenin üç katı uzunluğundadır ve Lovelace, bu hesaplama metoduyla günümüzün yazılım kavramının tanımlamasını yapmıştır. Bu tanımla beraber Lovelace günümüzün ilk programlaması ünvanına sahip olmuştur.

Aynı zamanda ABD Savunma Bakanlığı için üretilmiş bir bilgisayar dili olan Ada, onun adından gelmektedir. Yine onun adıyla İngiliz Bilgisayar Topluluğu tarafından 1998’den beri bir madalya ödülü verilmektedir. 2008’de, bilgisayar bilimiyle uğraşan kadın öğrenciler onun için yıllık bir yarışma düzenlemiştir. Bununla beraber, İngiltere’de kadın üniversite öğrencileri için yıllık olarak verilen konferans, BCS Women Lovelace Colloguium da adını ondan almaktadır.

Bizi bugünlere getiren, yaptıklarıyla ve varlıklarıyla göğsümüzü kabartan, bütün kadınlarımızı kutladığımız bugünde, ‘erkek işi’ diye anılan bilgisayar biliminde ilklere imza atıp tabuları yıkan Ada Lovelace’ı anmamak olmazdı. Varlığıyla, başarılarıyla, bize kattığı her şey için ona canı gönülden teşekkür ederiz!

Ve yine varlığıyla, başarılarıyla bize kattıkları her şey için, dünyadaki bütün kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutlar, onlara en az kendileri kadar güzel bir sene dileriz!

 

Kaynakça:

https://tr.wikipedia.org/wiki/Ada_Lovelace

https://www.thoughtco.com/ada-lovelace-biography-3525491

https://www.timeturk.com/ada-lovelace/biyografi-810133

Bu Font Hafızanıza İlaç Gibi Gelecek: Sans Forgetica

Harfler uçup gidiyor mu sanki? Bugünün dünyasında internet sayesinde gerekli gereksiz bir sürü bilgi alıyoruz, ama bunların ne kadarını hatırlayabiliyoruz? Avustralya RMIT (Royal Melbourne Institute of Technology) üniversitesindeki araştırmacılar hatırlamamıza yardımcı olmak için bir yazı tipi geliştirmişler, üstelik adı da amacı kadar havalı: “Sans Forgetica”. Ders notlarını artık Calibri ile çıkartmayacağız, çünkü bu yazı fontu ü-c-r-e-t-s-i-z!

Sans Forgetica psikologlarla tasarımcıların beraber oluşturduğu bir font. Özellikle beynimizin tamamlaması gereken bu boşluklardan oluşan harflere sahip çünkü okurken küçük de olsa bir miktar zorlanmamızı istiyor tasarımcılar. Böylece aktif okumanın büyük bir adımını gerçekleştirebileceğiz ve yazıyı sadece gözlerimizle takip etmeyeceğiz, okurken düşüneceğiz.

Tabii bu fontun akılda kalıcı özelliği aklımıza reklamcılık sektörünü getirse de tasarlanma amacı gerçekten öğrencilere sınavlara hazırlanırken kolaylık sağlamak. Yaklaşık 400 öğrenciyle bir deney yapmışlar ve Arial ile yazılmış metinlere kıyasla Sans Forgetica kullanılmış metinler %7 daha fazla hatırlanmış.

Sans Forgetica tasarlanırken harfler birer bulmaca parçası gibi düşünülmüş ve üç farklı puzzle hazırlanmış. İlki fazla basit iken en sağdaki fazla zor gelmiş. Sans Forgetica ise “arzulanan zorluk seviyesindeki tatlı nokta” olarak tanımlanıyor ve böylece hafızamız için mükemmelleşiyor!

 

Küçük boşluklar elbette ki rastgele belirlenmemiş. Örnek bir anatomiyi görüyorsunuz.

Küçük boşluklar elbette ki rastgele belirlenmemiş. Örnek bir anatomiyi görüyorsunuz.

Bir örnek olarak önemli tarihleri, doğum günlerini veya alışveriş listenizi bu fontla okumanızı öneriyoruz. İşte size küçük bir egzersiz:

15 Ekim Dijital Girişimcilik Alt Kurul Toplantısı – Alihan Büker

15 Ekim 2019 tarihinde Dijital Girişimcilik alt kurulu Nesta Creative’den Alihan Büker’i ağırladı.

Alihan Büker, girişimcilik serüveninden ve hatalarından çıkardığı dersleri anlattı.

“Bedel ödemeden hiçbir girişimde başarılı olamazsın.”

“Etik değerleri olmayan insanlarla çalışma. İnsanlara iyi davrananları seç. Yaptığı işe inanan insanları seç. Orta halli bilgisi olsun ama iyi bir insan olsun.”

8 Ekim 2019 Dijital Girişimcilik Alt Kurul Toplantısı – Nevzat Aydın

8 Ekim 2019 tarihinde Dijital Girişimcilik alt kurulu Nevzat Aydın ile soru cevap etkinliği gerçekleştirdi.

90’lı yılların Boğaziçi Üniversitesi’ni ve COMPEC’i anlatarak başlayan Nevzat Aydın ardından Compec üyelerinden gelen soruları yanıtladı.

“Kendi paranızla girişimci olmayın. Fikrinize aşık olmayın. Gerçekçi olun. Pazarı çok iyi araştırın. Arkadaşlarınızla konuşun ama onların dediğini yapmayın, rüyanızı yapın. Ben arkadaşlarımı dinlesem bunu yapamazdım.”

“Benim hayatımdaki en önemli motivasyon fark yaratmaktı.”

 

Neuromarketing

Neuromarketing (Neuropazarlama) Nedir?

Adından da anlaşılacağı üzere, Neuromarketing, nöroloji biliminin ve pazarlamanın buluştuğu ortak bir nokta, bir pazarlama tekniğidir. Temelde Neuromarketing, ya da diğer adıyla Neuropazarlama, tüketicinin bilinçdışı hareketlerini ve alışkanlıklarını ölçen, bu doğrultuda bir pazarlama stratejisi oluşturan bir daldır. Diğer bir deyişle, tüketici davranışlarını neyin gerçekte yön verdiğini ve etkilediğini ortaya çıkaran bir kavram, daha doğrusu bir tekniktir. Neuromarketing ürünün konumlandırılması, tüketici-ürün arasındaki ilişkinin yönlendirilmesi açısından büyük bir öneme sahip olduğu için, pazarlamacıların ve reklamcılarının ilgisini çeken bir konudur. Bu tekniğin, halk arasında her ne kadar Algı Yönetimi olarak bilinse de, aslında nöroloji bilimine ve bu alanda kullanılan çeşitli cihazlara dayanmaktadır.

Peki nedir bu cihazlar ve nasıl bizim bile farkında olmadan verdiğimiz kararları ölçebilirler? Kulağa ürkütücü geliyor değil mi? Ve belki de en kritik soru; gerçekten bu yöntem bu denli etkili mi yoksa yaygara çıkartmak için ortaya atılmış bir söylenti mi?

 

fMRI (Görüntüleme) ve EEG (Elektro Beyin Grafisi)

Beyin fonksiyonlarını ve tepkilerini incelemek için kullanılan en önemli iki yöntem: fMRI ve EEG cihazlarıdır.

Temelde fMRI cihazı; denek bir uyarıcı (örn. Bir ürün, reklam ya da fiyat etiketi) ile karşılaştığında nasıl bir tepki verdiğini ve beynin belirli bölgelerinde değişimi, kandaki oksijen oranına bağlı olarak tespit etmeye yarayan bir araçtır.

Bu cihazın kullanım alanları ise:

  • Renk, koku, ses, dokunma, görsellik tasarımı
  • Etkili reklam tasarımı
  • Akılda kalıcı manşetler
  • Websitesi tasarımı
  • Oyun tasarımı
  • Memnuniyet değerlendirme

ve birçok benzeri alan için aktif bir şekilde kullanılmaktadır. Ürünler  ya da reklamlar, bu alanlarda deneklerin vermiş oldukları tepkilere göre tasarlanır.

EEG ise yaklaşık 23 tane özel yapışkan maddenin, hassas elektrodlar, kafa derisine yapıştırılarak beynin elektriksel aktivitesinin bilgisayar yardımıyla ölçülmesidir. Bu cihazın ilginç yanı, günün değişik saatlerinde ölçümde farklı sonuçlar alınması ve uykuda-uyanık fark etmeksizin işlemin yapılabiliyor olmasıdır. Cihazın beyne hiçbir zararı olmamakla birlikte, hastalık tespitinde ve beyin elektriksel aktivitelerinin ölçülmesinde etkili bir yöntemdir.

Peki gerçekte bu cihaz neyi ölçüyor?

Cihazın, özellikle pazarlamacı ve reklamcılar için, büyük bir işlevi var; beynin sol ve sağ bölgelerindeki yaklaşma ve kaçınma motivasyonlarını ölçüyor. Motivasyon bir kişinin bir eyleme karşı doğuracağı tepkiyi ve eğilimi ifade eder. Bu cihazlarda yapılan ölçümlerde, deneklerin beynindeki sol frontal bölgedeki aktivasyonun yaklaşma eğilimi gösterdiği, sağ frontal bölgedeki aktivasyonun ise uzaklaşma, kaçınma motivasyonları gösterdiğini ortaya konulmuştur. Araştırmacılar aynı şekilde negatif duyguların beynin sağ tarafında, pozitif duyguların ise sol tarafında aktivasyona neden olduğunu gözlemlemiştir. Bu bağlamda, reklamlarda daha çok pozitif duyguları harekete geçiren ya da tüketicilerin daha çok sol beyninde aktivasyona neden olan uyarıcılara yer verdiğini söylemek yanlış olmaz.

 

Peki Gerçekte Ne Kadar Etkili Ve Kimin Üzerinde Çalışır?

Aslında bu tarz mesajlara ve zihin oyunlarına çok küçük yaşlarda maruz kalmakla beraber, araştırmacılar ne kadar erken yaşta olursa uyarıcıların o denli etkili olacağı kanaatindeler.

Hatta bu tür tekniklerden ve uyarıcılardan daha anne karnındaki bebeklerin bile etkilendiği konusunda araştırmacılar hemfikirdir. Bu noktada tekniklerin ne kadar etkili ve uzun süreli olduğunu görmek zor değil. Bu tür tekniklerin gerçek hayata nasıl uyarlandığına dair birkaç basit örnek vermek gerekirse, bunlardan biri mağazalarda çalan dinlendirici (Slow Motion) şarkılar olabilir. Araştırmalar, bu tarz müziklerin tüketicileri daha fazla almaya ve para harcamaya yönlendirdiğini saptamıştır. Benzer şekilde diğer bir örnek de görsellik. Görsel uyarıcılar ya da reklamlar bilinçaltında daha hızlı depolanır ve eski beyin tarafından daha çabuk anlam kazanır. Bu noktada reklamcıların neden bu kadar mesaj dolu görsel öğeyi burnumuza soktuğu şaşırtıcı olamasa gerek.

Bu denli etkili teknikler uzun vadede etkili olmakla birlikte, pazar araştırmacıları ve reklamcılar için zamandan ve paradan tasarruf sağladığını da söyleyebiliriz. Bu noktada, bu tür yöntem ve tekniklerin, piyasadaki her ürün ve reklam için kaçınılmaz bir fırsat, gereken bir araştırma olduğunu söylemek yanlış olmayacaktır.

Compec.org’un altyapısı nasıl oluşturuldu?

Merhabalar,
Compec.org’u ücretli bir VPS hizmetine docker üzerine açık kaynaklı bir heroku alternatifi olan CapRover ( https://caprover.com/ ) kurarak ayağa kaldırdık. CapRover bize tek tuşla kurabileceğimiz bir düzine uygulama sunuyor. https://caprover.com/docs/one-click-apps.html
Detaylar ileride tekrar paylaşacağız.
Teşekkürler
CapRover’a katkıda bulunmak için https://github.com/CapRover/CapRover
Bu projeyi maddi olarak desteklemek için https://opencollective.com/caprover#backer

Contact

İletişim

Contact